Toplumsal Olaylar ve Yoga
- Bengisu Güldiken
- 26 Mar
- 2 dakikada okunur
Toplumsal Şiddet Olayları Karşısında Yoga ve Yoginin Tavrı
Dünyada ve yaşadığımız coğrafyada toplumsal olaylar, krizler ve şiddet olayları ne yazık ki hayatın bir gerçeği ve parçası. Bir yoga deneyimleyen olarak bu tür olaylar karşısında nasıl bir duruş sergilemeliyiz? Yoga felsefesi, içsel dengeyi korurken toplumsal sorumluluğumuzu nasıl yönlendirebilir?
Ahimsa: Şiddetsizlik İlkesi
Yoga felsefesinin temel taşlarından biri olan Ahimsa (şiddetsizlik), sadece fiziksel değil, zihinsel ve duygusal düzeyde de bir tutum geliştirmeyi önerir. Ahimsa, başkalarına ve kendimize zarar vermemeyi kapsayan geniş bir etik anlayıştır. Toplumsal olaylar sırasında Ahimsa'yı nasıl yaşatabiliriz?
Sözcüklerimizi bilinçli seçerek nefret ve öfkeyi beslememek.
Sosyal medyada veya günlük hayatımızda şiddeti teşvik eden söylemlerden kaçınmak.
Barışçıl eylemleri desteklemek ve farkındalık yaratmak.
Duygusal Dengenin Korunması: Pranayama ve Meditasyon
Şiddet olaylarının tetiklediği kaygı, öfke ve üzüntü gibi duygular, sinir sistemimizi zorlayabilir. Yogik pratikler, bu duyguları dengelemek için etkili araçlar sunar:
Nadi Shodhana (Alternatif Burun Nefesi): Sinir sistemini yatıştırır, öfke ve korkuyu dengeler.
Bhastrika (Körük Nefesi): Stres ve sıkışmış enerjiyi dışa atmaya yardımcı olur.
Sevgi ve Merhamet Meditasyonu: Kalbi açarak, olumsuz duyguların yerine şefkat getirmeye destek olur.
Kare Nefes: Nefesin işlevini iyileştirerek stresi azaltmaya ve sinir sistemini dengelemeye yardımcı olur.
Tepki Vermek Yerine Bilinçle Hareket Etmek
Yoga pratiği, olaylar karşısında otomatik, tepkisel tepkiler vermek yerine bilinçli sevgiden doğan yanıtlar geliştirmemize yardımcı olur. Bir yogi olarak;
Öfkeye kapılıp zarar verici tepkiler yerine, çözüm odaklı ve barışçıl yaklaşımlar geliştirebiliriz.
Sakin ama etkili bir şekilde toplumsal meselelerde yer alabiliriz.
Empatiyi kaybetmeden, farkındalık yaratma yolunu seçebiliriz.
Hareket ile İçsel Gücü Canlandırmak
Şiddet olaylarına tanıklık etmek veya dolaylı olarak etkilenmek, bedende stresin birikmesine sebep olabilir. Fiziksel yoga pratiği, bu gerilimi serbest bırakmanın bir yoludur:
Yin Yoga ve Restoratif Yoga: Sinir sistemini yatıştırarak kaygıyı azaltır.
Güçlü Vinyasa Akışları: Bastırılmış öfke ve yoğun duyguları dönüştürmeye yardımcı olur.
Köklenme Çalışmaları (Tadasana, Malasana, Virabhadrasana): Güvende hissetmeyi ve içsel dayanıklılığı artırır.
Toplumsal Dönüşüme Katkıda Bulunmak
Yogiler sadece bireysel dönüşümle değil, toplumsal dönüşüme de katkı sağlar. Ahimsa'yı yaşamak, sadece içsel barışı bulmak değil, aynı zamanda barışçıl bir toplum inşa etmeye çalışmak anlamına gelir. Bunu nasıl yapabiliriz?
Şiddetsiz iletişimi destekleyen gruplara ve organizasyonlara katılmak.
Bilinçli farkındalık çalışmaları düzenlemek.
Toplumda travma yaşayan bireyler için yoga ve meditasyon pratikleri sunmak.
Yoga, Barışın ve Bilincin Yoludur
Yoga, sadece matın üzerinde yapılan bir pratik değildir; aynı zamanda hayatın her anına yayılan bir bilinç halidir. Toplumsal şiddet olayları karşısında, tepki veren değil, bilinçle hareket eden bir duruş sergilemek, hem bireysel hem de kolektif dönüşüm için gereklidir. Kendimizi, çevremizi ve toplumu iyileştirmek için yoga pratiğini ve felsefesini kullanabiliriz. Unutmayalım ki barış, içimizde başlar ve dalga dalga yayılır.
Bilmeliyiz ki toplumsal olarak sarsıcı deneyimlerden geçerken pratiklerimizi bırakmamalı, elimizden geldiğince devam ettirmeliyiz. Çünkü bir de bin de aynıdır, ben iyi olursam sana iyi gelebilirim. Hep birlikte iyi olabiliriz.
*Bu yazıda yogi diye bahsedilen kişiler yogayı felsefesi ile beraber deneyimleyen kişilerdir. Yogiler sadece asana yapan değil yoga felsefesini de hayatının bir parçası haline getirmiş kişilerdir.
*Görsel: Pinterest
Comments